Fotoğraf sanatçılığına ne zaman başladınız?
Fotoğrafçığa ne zaman başladığımı hatırlamıyorum bile o kadar eski çünkü üç nesildir ailem fotoğrafçılık yapıyor. Bizim ailemizde Turgut soy adını taşıyorsanız eğer en azından teknik olarak fotoğrafçılığı bilmek zorundasınız. Meslek olarak düşünürsek 12-13 senedir bu meslekten para kazanmaktayım.
Fotoğraf sanatçılığında başarınızı neye dayandırıyorsunuz. Aileden gelen bir durum mu?
Ailem de herkes fotoğrafçı ama hiç kimse sanat fotoğrafçısı değil. Yani böyle daha teknik fotoğrafçı hepsidir. Ben biraz resim ve heykel merakımdan işin bu yönüne adapte oldum. Adaptasyon sürecide bana bir takım artılar kazandırdı. Hem teknik fotoğrafçılıkla hem de sanatsal bir yaklaşımla ortak bir dil yarattığımı düşünüyorum. Bu dilde 32’li yaşlarda beni buraya getirdi.
Bir kareyi ölümsüzleştirmek isteseniz bu ne olurdu?
Bir kareyi ölümsüzleştirmek istemek? En çok şunun fotoğrafını çekmek istiyorum diyemezsiniz. Çünkü onun fotoğrafını bile çekseniz. Daha sonra başka bir şeyin fotoğrafını çekmek isteyeceksiniz. Hep daha fazlasını ister. İnsanoğlunun doğasında genelde bu vardır.
Bu güne kadar çektiğiniz fotoğraflar içinde en çok hangilerini beğendiniz. Son noktayı yakaladım dediğiniz oldu mu hiç?
Bir tane bile olmadı. Çok acı belki ama. Yani fotoğraflarımı belli bir süre sonra sevmemeye başlıyorum. Uzaklaşma sürecine giriyoruz. Çünkü o fotoğrafı çekiyorsunuz ve çekiyorsunuz ve çektikten sonra geçen süre zarfında iyi ya da kötü bir takım deformasyonlara bir takım değişimlere uğruyorsunuz. Bu değişimler hayatta sizi düşünce tarzı olarak gelişim anlamında söylemek gerekirse değiştiriyor. Ve o fotoğrafları çeken aslında siz olmuyorsunuz. Bir sene önceki benle bir sene sonraki ben arasında farklar oluyor. Ara da yaşanan birçok olay bir çok durum bir süre sonra fotoğraflardan uzaklaşmanıza neden oluyor.
Fotoğraf sanatçılığına ilgiyi nasıl görünüyorsunuz?
Fotoğraf sanatı şuanda resmin heykelin müziğin hemen hemen bütün sanat dallarının önüne geçmiş durumda. En popüler sanat akımıdır. Başlıca sebeplerinden biriside dijital fotoğraf makinelerinin çıkmasıdır. Bir çok fotoğrafçı bu durumdan şikayetçi herkes fotoğraf çekiyor. Eskiden iyi fotoğraf çekmek yeterliydi artık çok iyi fotoğraf çekmek gerekiyor. İyi yapmaktan kastım şu yaratıcı bir biçimde iyi yapmak. Artık fikir fotoğrafları daha çok dikkati çekiyor ve daha çok saygı görüyor.
İlk dövmenizi ne zaman yaptırdınız?
İlk dövmemi 15 yıl önce 17 yaşındayken yaptırmıştım 15 yıl önce ben dövme yaptırdığımda etrafımdaki hiçbir arkadaşımda dövme yoktu. Ankara’daydım o zaman yaptırdığımda. Dövmemi yapan arkadaşın adını hatırlamıyorum bile. Tribal bir desen yaptırmıştım. Hala severim dövmemi. Çok severek yaptırdım.
Yıllardır kafamda büyük dövme yaptırmak fikri var. Düşündükçe o alanların ne kadar değerli olduğunu anlamaya başladım.
Peki, kendiniz bir şeyleri çizip dövme olarak yaptırmayı düşünmediniz mi?
Aslında kafamda çiziyorum. Birazda ben şeyi isterim ben nasıl fotoğraf çekiyorsam o tarzda bir dövmeciyi isterim. Beni biraz anlayacak benimle muhabbet edecek. Benim işlere bakacak benim ruh halimi anlayacak. Benim anlattıklarımdan benim vücuduma otobiyografik bir hikaye çıkarmasını istiyorum. Böyle zor bir şeyin peşindeyim. Renkli bir dövme istiyorum artık. Sağ omzumda bir dövme var oda eski karımın adı yazıyor. Onunda ilginç bir hikâyesi var. 10 senelik bir ilişkinin sonunda evlendik ve 3 yıl evli kaldık. Evlenmeden 2 ay önce ayrıldık. Tamamen ayrıldık bu iş bir daha olmayacak diyerek. O dönem gidip dövmesini yaptırdım. Seviyorum lan diye koluna dövme yaptırırlar ya bu tam tersiydi. 10 sene geçmiş ve 10 senenin sonrasında böyle bir şey hak ettiğini düşünerek yaptırdım ve sildirmiyorum yani 13 senedir bir anısı var.
Birde şey ataları dövme yapan bir dövmeciden bir dövmem olsun istiyorum. Uzak doğuya gidip öyle bir şey yaptırmayı düşüyorum. Vücudum da birçok noktayı planladım. Zaman içerisinde onları yaptıracağım.
Ne tarz dövmeler yaptırmak istiyorsunuz?
Aslında şimdi o da ilginç bir durum. Yaşadığınız hayatla da doğru orantılı. Yaptıracağınız dövmenin formatı da değişiyor. Çok ilginç. Zamanında ben Manavor,Sepultura,Skidrow gibi grupları dinlerken tribal bir şeyler yapmak en mantıklısıydı. Ama şimdi yaşadığım hayat şuan ki ben sanki daha renkli ve daha oldchool dövme daha yakın geliyor. Şimdi bir de şu var 50 yaşına geldiğin zaman oldshool bir dövme o vücutta nasıl duracaktır. En temizinin aslında daha sembolik ve daha tam yerli işi dövmelere doğru yöneliyorum. Kararsız olduğum için motif anlamında ince eleyip sık dokuyorum. Birde mesela şöyle bir şey var “a ne kadar güzel dövmen” var dediklerinde, şaşırıyorsun bir süre çünkü aynaya baktığın zaman falan dövmelerini görmemeye başlıyorsun. Bir süre sonra “a gözün varmış” demek gibi bir şey oluyor.
Ülkemizde dövme sanatını nasıl değerlendiriyorsunuz. ?
Ülkemizde dövmecilik sektörü hakkında aslında çok bir bilgim yok ama bende bir dövme meraklısı olarak dövmeciliği araştırıyorum. Tanışmaya çalışıyorum. Onlarla diyaloga girmeye çalışıyorum. Dediğim gibi birbirimizi anlayacağımız bir dövmeci bulduğum anda baya büyük işlere kalkışacağım. Çünkü zaman geçiyor yaşlanmadan vücut deforme olmadan ve bir kere bu dünyaya geleceğiz. Vücudumda görmek istediğim şeyleri taşımak istiyorum. Onun dışında 10–15 sene öncesinden bahsetmek gerekirse gerçekten bir özgürlük biçimiydi. Çok az kişide dövme vardı ve yaptırdığın zaman “a dövmen mi var “ ne bileyim işte askere gittiğinde bile problemin ne, ne sıkıntın var tarzında bakıyorlardı ama şimdi dövme taşıyan ciddi bir kesim var. Dövme insanlık tarihi kadar eski bir vücut süsleme sanatıdır zaten.
Dövme sizce bir sanat mı?
Evet oldukça zor bir sanat kesinlikle. Resim çizmekten daha zor bir kere dünyanın en riskli resmi denebilir. Yani düşünsenize geri dönüşü yok. Konsantrasyonun bozulması gibi bir durum söz konusu değil dövme yapan birisinin. Onun dışında işiyle özel hayatını karıştırmayacağını düşünüyorum. Ya şey var mesela geçenlerde enseme bir tane dövme yaptırmak istemiştim. İsim vermeyeceğim ama ustalardan birisine gittim. O bana işte boynun birinci kısmından yukarısına dövme yapmadığını söyledi. İşte bende işte ağabey yap ne olacak dedim. İşte orda omurgadan falan dolayı prensibiymiş yapmıyormuş. Daha sonrasında ben düşündüm bana da mantıklı geldi. Aslında tam felç edebilecek bir noktaya iğne girip. çıkmasından dolayı. Mesela çok saygı duygum. Bu işine saygı duyan birisinin yaklaşımıdır.
Dövme yaptırmak isteyen okurlarımıza ne gibi tavsiyeleriniz olur.
Mesela zamanında gun’s & roses modaydı. Çok fazla dinlenen bir gruptu. Herkesin işte kolunda “Appetite for Destruction” albümünün logusu vardı. Gül vardı silah vardı. Bir süre sonra gunses roses hayatında önemli olan birisi için konuşmuyorum. Sadece o dönem guns’s roses dinleyen için konuşuyorum. Onların bir çoğu gunses roses dövmeleri yaptırdı. Şimdi başka gruplar, başka akımlar var. Ne bileyim joker var. Çoğu kişide joker dövmesi var. Ben bundan kaçınmalarını tavsiye ederim. Yani o an için akım olan şeylerin dövmelerini yaptırmak çok büyük bir hatadır. Mesela joker dövmesi için 10bin farklı palyaçonun olduğu bir kitap biliyorum. Ve oradan bir tane figür seçip onu yaptırmak çok daha mantıklı. En azından biraz daha özgün bir yaklaşım olur. Popüler olan şeylerin dövmelerini yaptırmaın hata olduğunu düşünüyorum. Aynı fotoğraftaki gibi yani. Bir hikayeniz varsa onun fotoğrafını çekersiniz. Bence bir hikayeniz varsa onun dövmesini yaptırmak. Daha mantıklı yani, atıyorum yaşadığınız her aşk için bileğinize bir halka yaptırmanız bence kolunuza veya sırtınıza yaptıracağınız kocaman bir ejderha dövmesinden çok daha manalıdır diye düşünüyorum. Mesela kocaman bir ejderha dövmesi yaptırıyorsun. O konuya çok hakim olmak gerektiğini düşünüyorum. Japonların koi balıklarını onun ne olduğunu bilmek gerekiyor.
Son olarak dövme sanatı dergisi hakkında neler söylemek istersiniz?
Valla herhalde ilksiniz. Çok güzel bir dergi. Ondan sonra dövme yaptıracakların. İşte dövmeyle uğraşanların ortak paydada buluşabilecekleri bir dergi olması bir avantaj çünkü dövme de çok popüler bir olgu ve hatta popüler bir sanat. Böyle bir dergi olması çok hoş. Fotoğrafik açıdan bakıcam. Sanki başka başka bir şeyler yapılabilirmiş gibi. Fotoğrafik olarak yani daha büyük basılabilir. Kaliteli görseller dergiyi zenginleştirir. |