Az önce belirttiğim gibi Dilemma grubu son dönemde epey revaçta. Ancak buna rağmen, özellikle 2000li yıllarda tutan ise toplamda 30 farklı kelimenin yer aldığı şarkı sözleri ve karbon kağıdı melodileri ile ne yazıkki 'pop' ibaresiyle yer alan birtakım şarkılar. Bu bağlamda, yıllarını müziğe vermiş bir müzisyen olarak şu an için hak ettiğiniz yerde bulunduğunuza inanıyor musunuz? Ve günümüz Türk müzik piyasasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dilemma maalesef mort :)) keşke hala revaçta olsa, kulağa hoş geliyor yine de sağol..:))Biliyorsun Türkiye’de müzik, arz talep meselesi.Pop müzik kültürünü halkın seviyesi belirliyor.Ne kadar kitap okuyoruz,ne kadar tiyatroya sinemaya gidiyoruz, sanatsal faaliyetlerin ne kadarını takip ediyoruz, operadan kaç kişi haberdar? Yeni çıkan grupların ve şarkıcıların içinde gerçekten iyi ve kaliteli bir şeyler yapmaya çalışanlar var.İnternetten indirilen albümler ve telif yasasının işlemezliği müzik piyasasını açmaza sokmuş durumda. Son gelen global krizle birlikte bizi çok zor günlerin beklediğini düşünmekteyim.
Dövme,hayatınıza ne zaman ve ne şekilde girdi?İlk dövmenizi ne zaman,nerede yaptırdınız ve ne anlama gelmekte?
İlk dövmemi 11 sene önce Yekta'ya yaptırmıştım.İstiklal İdris sokakta pasajın içinde bir stüdyosu vardı.Daha sonra çok iyi arkadaşım olan Yekta'ya sağ koluma bir anka kuşu istediğimi ve bunu şövalye zırhı gibi işleyip içine saklamasını istemiştim.8 saat sürdüğünü hatırlıyorum, eli ağırmış o zamanlar demekki :))
Kişisel özgürlüğün en güzel dışa vurumu olan dövme kültürü,ülkemizde bir kültür olmaktan çok ne yazıkki halen bir moda durumu olarak ilerlemekte. Gerek dövme sanatının tarihsel gelişimi ve gerekse insanımızın bu kavrama halen önyargılı ve bilinçsiz bakış açısıyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Dövmenin dinimizce caiz sayılmaması ve dövme yaptıran kişiye karşı bilmeyende bir tiksinti uyandırdığı gerçeği yadsınamaz.Başıma gelen 2 anektod anlatayım.Biri İzmir’de yanımdan geçen kadın kollarımı görüp “ıyy” demişti Van'da ise besmele çekmişti kadın yanımdan geçerken:)Bu arada yine Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da köylerde birçok kadının yüzlerinde ve ellerinde dövmeler gördüm.Ne ilginçtir ki konser için gittiğim bir şehirde genç bir çocuk yutkunarak gıpta ile baktığı dövmelerime “Abi bende yaptırmak istiyorum ama günaha girerim diye yapamıyorum” demişti.Halkımızın yavaş yavaş alışma sürecine girdiğini biliyoruz. Zamanında uzun saça laf ederlerdi, Doğu’da dar jean giydiği ve küpe taktığı için gençlerin dayak yediğini biliyoruz,siyah t-shirt giyenleri bir ara Satanist bile yaptık.Zamanla alışırlar :) En önemlisi dövme yaptıracak olan kişinin son anda katalogdan seçtiği bir figür yerine önceden planlayıp ne istediğini bilir bir şekilde dövmesine sahip olmasını salık veririm. Yoksa benim de en çok karşılaştığım soru ''ya sıkılırsam''a
cevap bulmak zorunda kalacaktır.
Her 2 kolunuzda bir hayli fazla sayıda ve komplex dövmeler mevcut. Dövmeyle yeni tanışan okurları yönlendirme adına neler söylemek istersiniz? Bakımını nasıl yapıyorsunuz, nelere dikkat ediyor, hangi hijyenik koşullara önem verilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz...
Dövmelerimi yaptırdıktan sonra sadece vazelin sürerim ve şu eczanelerde de satılan ph derecesi 5.5 olan sabunla temizlerim. Asla üzerlerini bantlamam,fazla güneşe de çıkmam.
Az önce de belirttiğim gibi dövme sanatı,halen ülkemizde geniş kapsamda bir özenti unsuru sonucu ve genellikle bilinçsizce uygulanıyor.Oysaki geçmişteki farklı uygarlıklara bakıldığında dövmenin ya bir nişan anlamı taşıdığı,ya bir örf,adet sonucu oluştuğu,ya da kültürleri birbirine bağladığı görülmekte. Sizce dövme hakkında ülkemizdeki bu dar görüşlü bakış açısı nasıl yenilmeli?
Ülkemizde son zamanlarda sadece gençliğin değil ebeveynlerin de dövmeyle baya haşır neşir olduklarını görüyorum.Bu da demektir ki aslında özenti veya değil insanlarda bir merak ve sempati oluşmaya başladı.Dar görüşlü insanları bence kendi dar ortamlarında bırakmak en doğrusu.5 vakit namazını kılan, abdest tutmaz zihniyetiyle sana iğrenerek bakan adama ne diyeceksin ki ? Aynı adam dövmeli biri ölünce yıkamaz da bu durumda, ne de olsa su tutmaz diye :))
Peki ülkemizde yeterli sayıda ve nitelikte dövme stüdyoları olduğuna inanıyor musunuz? Ve bu sayı sağlanmış olsa bile,insanlar gayri hijyenik koşullarda yapılan ve oldukça ucuza mal edilerek insan sağlığını hiçe sayan tabiri caizse işporta dövmecilere rağbet ediyorlar. Oysaki belki de hayatınızda bir kez yaptıracağınız ve hem görsel olarak en iyisine sahip olunması gerek,hem de sağlık koşulları bakımından belli standartlara uyması gerekli olan dövme yapımı profesyonel stüdyolarda ve dövme sanatçıları tarafından uygulanmalı. İnsanlarımızı doğruya yönlendirme adına neler söylemek istersiniz?
Son zamanlarda her köşede bir dövme stüdyosu görüyorum ve bu arkadaşların yaptığı çoğu işin kalitesiz ve başarısız olduğunu düşünüyorum. Dövme ucuz bir şey değildir, insanların üç - otuz paraya sağlıksız ve işi bilmeyen dövmecilere yaptırdıkları dövmeler daha sonra birçok komplikasyona yol açabilir. Bayat boya yüzünden bir arkadaşım aylarca doktor doktor dolaştı. Özetlersek önce fikri oluşturun sonra da parayı.. Hayatınızın sonuna kadar taşıyacağınız figürü veya yazıyı aceleye getirmeyin.
Biraz önce değindiğim gibi artık bütünleşik hale gelmiş gibi gözüken birçok dövmeye sahipsiniz. Bunlardan sizin için en önemli olanların anlamlarını ve varsa özel hikayelerini anlatmak ister misiniz?
Sağ kolumda anka kuşu var. Küllerinden yeniden doğan efsanevi bir kuştur. Yine sağ omzumda kurukafa lotus - zar maça asından oluşan bir kompozisyon var(Yekta). Dirseklerimde örümcek ağları var(Hakan). Yine sağ kolumda kelebek figürü içinde kurukafa var ki en sevdiğim dövmelerimden biridir.Sevgilimi ve beni temsil eder. Sol omzumda yine Yekta tarafından yapılmış beni temsil eden elimde basla melek şekli var, gerçi bana göre biraz şeytani oldu.Yekta öyle görüyormuş beni demekki :))Sol kol bilek dirsek arası bio mekanik bir çalışma var.
Peki bu kadar irdeledik ve bilhassa bilinçsiz kesim tarafından yanlış idrak edilen dövme hakkında çözüm önerileri aradık. Levent Candaş için 'dövme' birkaç ifadeyle değinmek gerekirse,ne anlama geliyor?
Ben sanırım hayatımı vücuduma işletmeyi seviyorum :)
Yeniden müziğe dönecek olursak,son dönemde ülkemizde özgün soundlarıyla çıkan ve oldukça iyi işlere imza atan genç ve yetenekli rock ve metal grupları mevcut. Bu piyasada oldukça uzun süredir var olan birisi olarak sizin değerlendirmeniz ne yönde? Birkaç isim vermek gerekirse,son dönemde çıkan hangi grup ve şarkıcıların önünün açık olduğunu düşünüyorsunuz?
Gerçekten iyi gruplar var.Fakat ne kadar önleri açık olur bilemiyorum.Sadece tek önerim yollarına istikrarlı bir biçimde ne olursa olsun devam etmeleri olacaktır.
Bugüne kadar sayısız başarılı projede yer almış ve halen aktif rock müzik piyasasında saygın bir yere sahip bir isim olarak Levent Candaş'ın münferit olarak ve Dilemma adına müzikal anlamda ulaşmak istediği en nokta nedir? Daha ne gibi icraatlar yaparsanız müzikal olarak Nirvana'ya ulaştığınızı söyleyebiliriz?:)
Şu anda geldiğim noktada sadece bana haz veren ve mutlu olduğum projelerde yer almak en büyük isteğim.Gelebileceğim uç nokta bu ülke şartlarında bu saatten sonra zor gözüküyor.Sahnede olduğum anlarda kendimi Nirvana’ya erişmiş hissettiğim anlar olmuyor değil. Müzik yapmak ve o enerjiyi insanlarla paylaşmak büyük keyif ve bunun gerçekten tarifi yok.
Türkiye'de alanında tek olan Dövme Sanatı Dergisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Daha önceden dergimizi inceleme fırsatınız olduysa fikirleriniz ve ileriye yönelik tavsiyeleriniz nelerdir?
Derginizi okudum ve çok beğendim. Aslında keşke bizde de yurtdışında yapılan Tattoo Conventionlar organize edilse.Oradaki artistlerle de tanışma ve dövme yaptırma imkanı bulabilsek. Derginizin böyle bir projeye ön ayak olmasını temenni ediyorum.
Üstad,cevaplarınız için teşekkürler.Daha uzun yıllar başarılı işlere imza atmanız dileğiyle.Son olarak eklemek istediklerinizle bitirelim...
Ben teşekkür ederim.Sevgiler.
Murat Gökbulut,CHAOS Magazine |