Rock Müziğin önemli isimlerinden biri olan Dejavu grubuyla dövme ve dövme sanatı hakkında konuştuk.Dejavu grubu olarak müziğe ne zaman başladınız?
Cenk: 1999’da grubu kurduk. O dönemden bu zamana kadar bir çok arkadaş gruba dahil oldu ve çıktı. 1999’da grup kurulduğunda ben gitaristtim. 2003 senesinde ben vokale geçtim. Gitara Barış Orhan’ı aldık. Grup başlangıçtan beri 16 eleman değiştirmemize rağmen çekirdek kadro olarak albümün çıktığı 2005’ten itibaren ben, Barış ve Oktay diyebiliriz.

Dövmeleriniz sizin için ne anlam ifade ediyor.
Cenk: benim dövmelerimin fena hikâyeleri var. Kolumdaki güneş ve sırtımdaki kare var. Bir kız arkadaşım vardı. İlk aşk dediğimiz olay vardır ya onun isimi yazıyordu vücudumun iki yerinde de. Benim ismim onun sırtında yazıyordu. Ayrıldıktan sonra sırtımdakini kareyle kapattırdım ortasında gribal melek yaptırdım. Bileğimdekini annemin baş harfine dönüştürdüm. Güneş dövmelerimde çok kötü bir dönem yaşadım ondan sonra aydınlama döneminde yaptırdım .
Metecan:benim için daha çok şöyle anlamından çok ayrıca dövmecilikle de uğraşıyorum. Benim ilk dövme hevesim doğum büyüdüğümün Kuşadası’nda başladı. Gelen turistlerin taşıdıkları dövme ilgimi çekiyordu. O zamanlar kalemle kendime çiziyordum belli figürler. O dönemden kaynaklanan bir ilgi olarak devam etti. Bir süre sonra ayrıca bu işle uğraşmaya karar verdim. İzmir’de birkaç stüdyoda çalıştım. Çalıştığım yerlerde bir şeyler öğrenmeye çalışıyordum. Aynı zamanda da müzik devam ediyordu. Daha sonra Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar bölümünü kazanınca Edirne’de açılan bir dövmecinin yanında çalışmaya başladım. Müzik daha ağır bastığı için dövmeciliği bir süre bıraktım. Son bir buçuk senedir de evimde dövmeye yapmaya tekrar başladım. Müzikle dövme bir arada gidiyor ve bu aynı zamanda benim işim. Vücudumda bir çok dövme var ve şuan düzettirdiğim dövmelerimde var. Vücudumdaki dövmelerin bir kaçını İzmir’de Hakan isimli bir arkadaşım yaptı. Şuan ki dövmeleri de üstadım Danny Garcia yapıyor. Daha doğrusu düzeltiyor. Vücudumda kendi yaptığım dövmelerimde var. Ben daha çok old school dövmelerden hoşlanıyorum . mesela bileğimde benim yaptığım bir bestenin ana melodisi var.
Doğan: ilkel toplumlarda totanizmi simgesel anlamda yaşamlarına yansıtmak diyebiliriz
Metacan Mete: Dövme aslında sevimli bir hastalık olarak ta tanımlanabilir. Dövme taşımaya başladığınız zaman dövmeyle alakalı tüm konular ilginiz çekmeye başlar. Diğer dövmeleri incelemek. ama bunda önemli olan doğru desen doğru yer ve kurallara uygun olması.

Peki Doğan sende niye dövme yok?
Doğan: Ona pek zaman bulamadım aslında. Dövme yaptırmak istemişimdir yani ama çok üstüne düşmedim.
Barış: Toplumun bir kısmının tepkisini çektiği için dövme sahibi olmayı seviyorum ne ifade ettiği dövmenize ne gibi anlamlar yüklediğiniz ile doğru orantılı sanırım.
İ lk dövmenizi yaptırdığınızda ne gibi bir tepki aldınız.?
Cenk: Valla öncelikle ailen bir tepki alıyorsun. Ama niye yaptın diye pek sallamadılar. Çünkü ben çok deli dolu bir adamdım. Bir kere 28 kere ben piercing yaptırdım. Saçları falan mohikan yapardım. Ekose pantolonlar giyerdim. Dövme artık aileme basit bir şey gibi geldi. Hiç bir şey demediler o yüzden ilk dövmemi yaptırdığımda işte eski kız arkadaşımın adını yazdırmıştım. o zaman ilk başta güzel bir düşünceydi ama sonradan ilişki bitince o kadar da güzel bir durum olmadığını anladım. Kimseye önermiyorum ama ısrarla yapıyorlar hala aşk meşk olaylarında sakın dövmeye girmeyin.
Mete: İlk dövmede aileyle alakalı bir tavır vardı. Niye yaptırdın tarzında. Hatta onu hemen çıkart dediler. Onun dışında iyi tepkiler aldım açıkçası. Toplumda hala bu iş hala illegal bir şekilde bakılıyor hala. Çevremdeki insanlar kötü insanlar değillerdi.
Barış: 2000 senesiydi.15 yaşında olduğum için kendi yaş grubum arasında acayip sükse yaptım:) ailem zaten çok sıcak karşıladı.
Oktay: Çok sarhoştum uyandığımda ilk dövmem vücudumdaydı. 2000 senesinde, annem çok kızdı babam darıldı

Ülkemizde dövmeye bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cenk: Tek kelimeyle bakış açısını geliştiğini düşünmüyorum.

Doğan: Dövme bir sanat sonuçta vucuda resmedilmenin sanatı. Ne zaman bir ülkede sanat ileriye giderse dövme sanatı da buna paralel olarak ilerler.
Barıiş: Türkiye'de mentalite hala belli bir sınırı aşamadığı için vücud süsleme sanatının gelişmesi yükselmesi biraz sıkıntılı bir süreç.Ama çok iyi sanatçılar ve yetişmekte olanlar var.

Dövme ve Rock müziği birlikte düşündüğünüzde neler söylemek istersiniz.
Doğan: Geçmişten itibaren bir değerlendirme yapıldığında. rock müzikle uğraşanlar dövme artık kardeş diyebilir. Bir tek Türkiye için geçerli değil. Dünyaya baktığımızda da bunun aynısını söyleyebiliriz.
Cenk: Ama yani rock müzikle alakalı olmadığını da düşünebiliriz. Sokaktaki bir çok insanda da dövme olabiliyor. Askerde bir çok değişik insanın çeşitli dövmeler taşıdığını gördüm. Genel olarak bütün müziklerle dövmenin bir ilişkisi var. Aslına bakarsanız vücudu süslemek o kadar çok eskiye dayanan bir şey ki ama bir insanın bütün vücudu kaplatması bana çok sempatik gelmiyor. Rock müziği benimseyen insanlar sonuç olarak bunu herkes yaptırabilir ki ama Anadolu Rock tayfasındakilerde deli gibi dövmeler yoktur. Rock müzikle bence tam içiçe değil. Türkiye'deki rock müzikle tam iç içe değil. Yurtdışındaki rock müzikle iç içedir. Türkiye'de alternatif rock müzik tarzlarının içinde dövme kendine yer ediniyor diyebiliriz. Genelleme yaparsak yeni rockçıların içinde var.

Metecan: En çok dövme rockçularda var. Şimdi şöyle bir durum var. Gidip fantazi müzik dinleyen birisinde çok fazla görme görme ihtimaliniz olmaz. ama bir rock müzik dinleyen birisinde dövme görebilirsiniz ve bu çok aykırı durmaz. Ayrıca bu müziği dinleyen bu müziği yapmaya çalışan kişilerin sadece müziği almıyor giyimini de tarzını da alıyor.

 

 

 
 
 

Barıiş: müzik kendine özgü tavrı ve duruşu ile insanları etkileyen bişey.Dövme olayında da rock müzikteki asi,hırçın duruş mevcut.Bu yüzden eşleştirebiliyorum.

Oktay: Her müzik tarzından ya da yaşam tarzından insan, kendine göre dövme seçebilir. Rock müzik dinleyenler de icra edenlerde ya da bunu hayat tarzı olarak benimseyenlerde çokça dövme yaptırıyor olabilir ama rock müzikle bağdaştırmak çok doğrumudur düşünmek gerekir..


Dövme bir sanat mı sizce ?

Cenk: Evet.Sanat dallarını gruplamışlardır. Bence saç kesmekte bir sanat dövmede bir sanat.

Doğan: Bilimsel bir sınıflandırmada böyle bir şeye ihtiyaç var. Alternatif sanatlar olarak görülebilir. Görsellik olduğu için mecbur anlamlar ve kavramlar koymak zorundasın. Özgürlükçü bir sanattır.

Metecan : Bence sanat tabi ki. Bu iş zor bir iş Türkiye'de. Bu son dönemde çok fazla bu işe ilgi var. Bu işe ilk başlayanların imkanları çok sınırlıydı. Ama şuanda öyle bir sıkıntı yok. Ve dövmecilğe talep oldukça fazlalaşıyor. Hala bir ön yargı olduğu ortada ama buna rağmen bence tamamen bir sanattır.

Barış: Kesinlikle çok fazla emek gerektiren bir sanat.Hata payının sıfıra yakın olması gerektiğinden çok da özenle icra edilen bir sanat.
Oktay: Sanat tanımında “ sanatın sonsuza dek yaşaması” gerekliliğinden bahsedilir. Ama dövme insan ömrüyle sınırlıdır. Bana sorarsanız bir dövme içeriği itibariyle sanat kriterleri içerisine alınabilir ya da dışında kalabilir.

Dövme Sanatı Dergisi Hakkında ne söyleyebilirsiniz.
Cenk: Geç kalınmış bir şey.Bu tür şeyleri çok modern buluyorum. Böyle bir şeyi Türkiye'de çıkardığınız için sizi tebrik ediyorum.


Metecan : İyi ki böyle bir dergi var inşallah devamı gelir. Hatta başka dergilerde çıkar. Bir tane dergi bulmak için megavizyona gidip yurt dışı yayınlarını takip etmek durumundaydık. Bence inanılmaz güzel bir şey. Böyle bir şey için de size teşekkürler.

Doğan: Dergiyi inceledim. Türünün ilk örneği olarak başarılı. Geliştirilmeye açık. Güzel bir yolda ilerliyor

Barış: Bu kültür yurtdışında çok fazla geliştiği bundan hareketle yayınlanan materyal sayısı arttığı için Türkiyedeki bu açığı kapatmak adına güzel bir başlangıç olarak görüyorum

Oktay: Beğenerek okuyoruz.Böyle bir dergi Türkiye de ilk defa çıktığına göre bir boşluk doldurduğu kesin.

Dövme Sanatı Dergisi olarak söyleşi için teşekkür ederiz.


Free Hit Counters