Dövme yaptırmanın yaşı sence kaç olmalı?
Dövme yaptırmanın yaşı 18 demek değildir aslında biraz da kafa yapısıyla alakası olduğunu düşünüyorum. Ustamın yanında çalışırken onu da çok iyi öğrendim. Düşünce yapısıyla alakalı bir şey neticede. O dönem ne yaptıracağına tam karar veremeyenlere sırf dövmem olsun diye gelenlere dövme yapmıyorduk. Şu var mesela bütün vücudu dövmeli olan bir adam ayna karşısına geçtiğinde dövmelerini görmez. Ben mesela ayna karşısına geçtiğimde dövmelerimi görmüyorum. Farkında değilsindir dövmenin, artık o senin bir parçandır. Kimileri var kafa yapısı 20 yaşında da olsa, dövmeye bakış açısı olarak düşüncelerini oturtmuş olabiliyor. Kimisine de hemen yapmıyorduk, belli bir süre bekletiyorduk ve hala aynı şeyi istiyorsa o zaman yapıyorduk. Ama gelip gidenler başkasına yaptırmadı. Ustanın söyledikleri etkileyici oldu demek ki. Sonuçta yapılan işin kalıcılığı ömür boyu olduğundan dolayı yönlendirmenin de doğru yapılması gerekiyor. Fiziksel bir yaşı olduğunu düşünmüyorum ama mantık olarak ve düşünce yapısı olarak dövmeyi benimsemek lazım. İstediği dövmeye göre anlaşılabiliyor. Dövmeyi kendinde bir farklılık yaratma amacı olarak görmemek lazım.
Yaptırdığın dövmeler arasında hiç pişman olduğun var mı?
İlk dövmemi yaptırmak için 8 ay bekledim. “-Usta yapalım artık.” falan filan derken dövmeyi yaptık sonunda. Açıkçası çok sevmedim. Sonra dedim ki ne bakıyorum ya bitti. Olay bu! Dedim ki ustan sana bir şey fırlattı attı. O şimdi benim bir parçam dedim. 19 yaşında falanım bir tedirginlik yarattı mesela ama bu son dövmeyi yaparken ustama “-Usta bunu yapıyoruz ama elinden geldiğince kötü yap.” dedim. Bu son dövmeye filedeki izden başladık ama içleri boş olsun, tutmamış olsun, hatta böyle bir iki tanesi düşmüş olsun dedim, böyle bir renk karmaşası dedim “-Ağabey rahat ol pis olsun dövme.” dedim. Genel olarak dövmelerimin hiçbirinin rötuşu da yok. Günün birinde rötuş attırabilirim. Başka düşüncelerim de var. Ustanın değdiği ele başka bir el değmez! Ustada başladık ustada bitireceğiz!
Dövme modeli olarak hangi figürleri tercih edersin ve kaç dövmen var?
Genel olarak obje seçmiyorum. Tribalciyim diyebiliriz. Bütün olarak saydığımda 6 tane dövmem var.
Daha farklı dövmeler yaptırmayı düşünüyor musun?
Şu an için öyle bir düşüncem yok ama bu son yaptırdığım dövme 3 ay oldu. Ama kendime ben bu dövme için bir sene verdim. Yaptırabilirim ileride ama şu an için net bir şey yok.
Son zamanlarda Hayko Cepkin olarak oldukça ön plandasın. Aldığın tepkilerden memnun musun? 3 yıl önce piyasaya çıktığın zamanki durum ile şimdiki durumu kıyasladığında neler söyleyebilirsin?
Daha yeni başlıyorum diyebilirim. Daha geniş kesimlere hitap etmeyi hedefliyorum. 100 kişiden 10 kişi dinliyor dediğimizde geriye kalan 90 kişiye de anlatmak lazım. Bu 10 kişinin içinde müzikten anlayanlar yapılan parçalarının alt yapısına inceledikleri zaman kullanılan notalara bakıyor ve ondan dolayı saygı duyuyor. Bir tanesi diyor ki: “-Bu kadar karışık bir şeyi nasıl yapmayı başarmış.” O, sırf o nedenle saygı duyuyor. Diğeri diyor ki “-Bu tiple nasıl çıktı da kendini kanıtladı.”
Bir diğeri “-Brutal vokali bu zamana kadar gözükür kılamamışlardı.” deyip öyle saygı duyuyor. Sevenlerin sayısı diyelim ki bunlar. Bir de sevmeyen kesim var. Başka müzik yok diye eleştiri yapıyorlar. Sevmeyenlerin eleştirileri oldukça sert olabiliyor. Sonuçta bu gibi eleştiriler önyargılarla geliyor. Bu işi yapmanın en büyük sebebi idealist olmam. Çalıştığım insanlarla da yapmaya çalıştım mesela ama bunlar cesaret isteyen atılımlar. Biz yıllarca stüdyoya kapanıp, saatlerce yaptığı müziği ortaya çıkarmaya çalışan insanlarız. Ben ilk albümü çıkarmaya karar verdiğim zaman Hakan Kurşun ile görüştüm. Hakan Kurşun’un marjinal bir adam olduğunu ve anlatacağım şeyleri dinleyeceğini biliyordum. Şimdi başka firmalara gittiğin zaman çeşitli ticari kaygılarla ve “-Bu işler böyle değil.” tarzında cümlelerle karşılaşabiliyorsun. Ama ben öyle muhabbetlerle karşılaşmadım ve ertesi gün albüm çıktı. İlk verdiğim konserden itibaren yapmak istediğim şeyi yapmaya başladım. Bunu da kimsenin gözüne parmak sokarak yapmadım. Hiç karşılaşmadıkları bir adamla karşılaştılar. Şirketimin bana bu konularda oldukça desteği oldu. Kısacası benim istediğim artık yapılmayan bir şeyin öne çıkması. Bana yapılan eleştiriler ne kadar yıpratıcı olursa olsun, başarılı olacağıma inandım. İlerleyen zamanda daha sağlam işler çıkaracağıma eminim. Zaten yaptığımız şeyi hep yenilemeye çalışıyoruz.
Çok kötü geçtiğini düşündüğün bir konser yaşadın mı bugüne dek?
Albüm çıktığı zaman ilk konseri Hayal Kahvesinde düzenledik. Laptopla çalıyorduk. Laptop bir bozuldu, her şey karıştı tabi. 45 dakika sahnede durabildik ama sen onu gel bir de bana sor. İlk Beyoğlu konserim ve herkes ordaydı. Herkesin karşısında rezil olmuştum.
Dövme Sanatı Dergisi hakkında ne düşünüyorsun?
Benim bildiğim ustam bunu yıllarca yapmak istedi. Yurtdışına kim gidiyorsa siparişimiz dergiydi. Ben müzisyen olarak gittiğimde dergi getireyim. Ancak böyle dergilere ulaşıyorduk. Bu dergi bir ilk, sonuna kadar arkasında olmak gerek. |