Kaan: Dövme sanatçıları ve stüdyo sahipleri bu işin ne kadar bir sanat olduğunun farkında olsalar bile, yaptıracak insanların da bunun bir sanat olduğunu kavraması gerekiyor. He nasılsa yaz geldi, karıya kıza hava atarım gibi saçma sapan düşünceler yüzünden çok kaliteli işler olmuyor maalesef.
Dövme, haliyle külfetli bir olgu. Bunu iki şekilde kullananlar var ülkemizde. Birincisi sadece parayı basıp, moda olan neyse ya da daha sonradan sıkılıp vazgeçebileceğini düşünmeden yapmış olmak için yaptıranlar, bir de pazarlıkla işi ucuza kapatmaya çalışıp, hem kendi sağlığını riske atan hem de dövme yapacak olan sanatçının emeğine saygısızlık edenler var. Ne düşünüyorsunuz?
Kaan: Dövme, insan sağlığını doğrudan etkileyen bir durum. Dövmenin kalitesi de, hem ortamın hem de işlemin sterilliği ile kendini belli ediyor. Dövme yaptırdıktan sonra bakımı da çok önemli. Dövme yaptıran insan, daha sonradan kendisine verilen tavsiyelere uymuyor ya da eksik veya yanlış bakım yapıyor. Ondan sonra kabuklar, çeşitli yaralar, iltihaplanmalar… Bir kere kardeşim, sen bunu hayatın boyunca taşıyacaksın! Dövme yaptırıp, ondan 2 gün sonra ‘Aaa, yaz geldi’ diye bikinisini giyip denize giren kızlar var.
Vücutlarınızdaki dövme adetlerini, ne anlama geldiklerini, ilk dövmenizi ne zaman, nerede ve nasıl koşullarda yaptırdığınızı ve ne gibi bakımlar uyguladığınızı öğrenebilir miyiz? Tek tek alabilirim yanıtları.
Kaan: Ben aslında dövme yaptırmak için uzun yıllar bekledim. Hem belli bir maddi güce ulaşmak için, hem nasıl bir işte çalışacağım, devlet memuru mu serbest meslek mi yoksa çok serbest meslek mi? Ona karar verdim. İşte ben de zaten tek dövme var. Bir elimden başlayıp öbür elime kadar devam ediyor,
biraz büyük. 32 yaşımda yaptırdım. Önce çizimler yaptım kendimce, sonra bunu bir arkadaşa götürdüm ve ev ortamında yaptık bu dövmeyi. Tribal bir dövme. Bakımını nasıl yaptım? Herkesin cildi aynı olmayabilir arkadaşlar, ben yaptım siz yapmayın. Ben yine her zamanki gibi spora gittim, ağırlık çalıştım, koştum, yürüdüm. Bepanthene falan da sürmedim. He ben yaptım, bu kötü örnek. Siz yapmayın!
Murat: İlk dövmemi 1997’de yaptım. Görülen dövmelerim zaten hepsi kendi çizimim. Katalogdan açıp model seçmeyi hayatta sevmem, olacaksa özel olacak. Şimdiye kadar da hiçbirinden sıkılmadım. İşte tribalden bozma bir celtic dragon figürü. İşte daha sonra bu mavi gözleri yaptırdım. Daha sonra bu tamamlanmamış dövme var. Ve sonra hanımın ismini kazıttık:)
Cihan: Benim de ilk dövmemi yaptırdığım yıl 1998 e tekabül ediyor. İşte klasik bir kuru kafa, etrafında örümcek ağı figürü. O zamanlar öyleydi işte katalogdan seçiyorduk. Şu anda bakımından ziyade, neyin ne anlama geldiği hakkında burada saatlerce konuşabilirim. Çünkü dövme kişiselliği sembolize ediyor.
Kaan: Ben dövme bakımına istinaden bir şey eklemek istiyorum.Dövme sürekli nemli kalmalıdır. Dışarı çıkmadan, dövme bölgesini sürekli nemlendirerek cildin kurumamasını sağlayabiliriz.
Peki hocam, sizce standart bir dövme bakımının rayici nedir?
Kaan: Dövme sanatçılarının tavsiyeleri dışına çıkılmasın. Çünkü o adamın mesleği o.Madem sen ona güvenip vücudunu teslim ediyorsun, o zaman onun talimatları doğrultusunda bir bakım uygulayacaksın.
Cihan: Şöyle de bir durum var. Ben daha önceden profesyonel anlamda bir işyeri çalıştırdım. Bununla ilgili olarak söyleyebilirim ki kişiden kişiye deri değişebiliyor. Bir mürekkebin her deride alabileceği renk farklıdır. Ondan sonra gelip, neden rengi böyle oldu vs. diye çok kafa şişirenler oluyor.
Zaten dünyanın en iyi dövmecisi tarafından, en yüksek meblağlara, en iyi hijyenik ve fiziki şartlarda yapılan bir dövmenin bile ömür boyu kalıcı olacağı veya zamanla aşınmayacağının bir garantisi yok.
Cihan: Bir kez başıma geldi. Bir gün bir müşteri geldi, yanında başka bir adam. Biz bu dövmeyi Amerika’da yaptırdık. Gerçekten ne renkler solmuş ne de başka bir aşınma, gayet canlı. Ama gel de bu adama insan derisinin farklılığını anlat, mürekkebin niteliğini anlat. Anlarsa tabi. Yani bu işin belli bir standardı var mı? Bence yok.
Dövme, özgür iradenin en büyük dışa vurumu dedik. Peki, bu, ülkemiz insanı için ne kadar geçerli? Yani mümkün mertebe kimsede olmayan ve kişiliği yansıttığı düşünülen bir figür seçilip, ömür boyu onu taşımayı göze almak gerekmiyor mu?
Kaan: Evet, aynen öyle. Benim mesela bu kadar geç yaptırmamın sebebi çok uzun süre düşünmemdir. Dövme kesin yaptıracaktım ama kimsede olmamalıydı ve sonunda böyle bir şey yaptık işte. Misal t-shirt giydiğimde tüm vücudum dövme kaplı böyle. Yani dövme yaptırmadan önce iyice bir düşünüp, doğru karar vermek gerekiyor.
Bu dağlama denilen metot biraz da bilinçsiz yapılan bir cover up çeşidi değil mi aslında? Hani daha önceden yapılmış ve pişman olunan ya da yanlış yapılan bir dövmeyi, eldeki koşullarda düzenleme isteği… Daha önceden yaptırıp, pişmanlık duyarak cover up yaptırdığınız ya da değiştirmeyi düşündüğünüz dövmeleriniz var mı?
Murat: Benim ilk yaptırdığım dövmenin boynuzlarında bir sorun vardı, onu sonradan değiştirdim.
Kaan: Benim boynumda mesela Satanik alfabeyle yazılmış, Şeytan’ın isimlerinden birisi var. Onu hiç değiştirmeyi düşünmüyorum. Aksine dövme silmekten ziyade, daha dövme yaptırmayı düşünüyorum. Göğüslerim ve sırtım bomboş. Ancak hayatımda öyle bir değişiklik olurki, onunla ilgili bir dövme yapar ya da değiştiririm.
Murat: Dövme zaten bir kez başladı mı devamı geliyor. Bir nevi fetiş.
Kaan: Bir kültür dövme.
Dövme taşıyan insanlara çeşitli etiketler yapıştırıldığı aşikâr. Peki bu ülkede dövmenin, bir kültür olarak algılandığına inanıyor musunuz?
Kaan: Bu tamamen cehaletten kaynaklanıyor. Yani toplum olarak bizim en büyük düşmanımız zaten cehalet.İnsanlar arasında hala ‘Bu dövmeli,bu dövme yaptırmış vs.’ tartışmasının olması sadece bizim cehaletimizden,görmemişliğimizden ve eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Şimdi biraz farklı olacak ama,bu ülkenin Cumhuriyet kurulduğundan beri ne kadar geriye gittiği de zaten ortada.
Peki dergimiz okurlarının bilinçlenmek isteyeceklerini varsayarsak, sizler bir hayli iddialı dövmeler taşıyan ve bu işin içinde olan insanlarsınız. Dövme ile ilgili ne gibi teknik bilgiler verebiliriz. Bir makinanın, iğnelerin, boyaların ne gibi standartlar taşıması gerekir?
Cihan: Bu konuda da aslında yeni yeni bilgilendiriliyoruz. Bu makinanın ayarından tutun, kullanacağınız voltaja, iğneye kadar. Eskiden birkaç marka çok tutuluyordu, şimdi bu Çin malları kullanılıyor.
Yine bir özeleştiri yapacak olursak; aynada herhangi bir dövmenize baktığınızda ucuz oldu ama temiz oldu mantığı mı önemlidir yoksa verdiğiniz rakamın içinize evlat acısı gibi oturmasına rağmen gerek şekil gerekse hijyen bakımından üst standartlarda yapılan bir dövmenin belki sıradan görüntüsü mü?
Murat: Sonuçta insansın, hiçbir şey sağlığından önemli değil. 100 ytl ye uyduruk bir şey yaptıracağına, usulüyle 1 milyara yaptır, içine sinsin sağlam olsun.
Misal bir milyar fiyat biçilen bir dövmeyi ‘Ağabey 150 YTL ye yapar mısın?’ demek, hem kendi sağlığını riske atmak, hem de dövme yapan sanatçının emeğine saygısızlık değil midir?
Murat: Evet, aynen. Sen bunu ömür boyu taşıyacaksın, bırak da adam sanatını yapsın!
Peki yavaştan toparlama vakti. Dövme Sanatı Dergisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kaan: Gayet hoş. İlktir, özeldir. Bizler bu işin içindeysek, bir ucundan tutmalıyız, desteklemeliyiz. Bu tip kurum ya da kuruluşlar da bu şekilde gelişir. Sonuçta bu çok yüksek bir endüstri değil.
Murat: Dergi çıkartmak kolaydır. Dağıtırsın birçok yere satılır ama bu şekilde belli kesimlere hitap eden sınırlı dergiler çıkarmak zordur. Bu sebepten oldukça başarılı. Hatası sevabıyla destek vermek gerekir.
Cihan: Ben de daha önce çeşitli stüdyolarda inceledim, gayet başarılı buldum. İçerik olarak da genişleyecektir. Umarım çok daha iyi yerlere gelir ve çok daha iyi satış rakamlarına ulaşılır.
Amaç satılmaktan ziyade, bu işi çok daha geniş kitlelere duyurabilmek zaten. O zaman Arcane grubu olarak Dövme Sanatı Dergisi takipçileri için son cümlelerinizle nokta koyalım.
Cihan: Bu işle uğraşan insanlara şöyle bir şey söyleyebilirim: Kendi bildiklerinden şaşmamalarını diliyorum.
Murat: Farklı şeyleri desteklemek, sevmek güzeldir. Dövme Sanatı Dergisi’ne hep destek!
Kaan: İyi düşünün, taşının, karar verin. İyi şartlarda, iyi dövmecilere birbirinden güzel dövmeler yaptırın. Daha ne diyeyim. Allahınızdan bulun! (Gülüşmeler.)
Murat GÖKBULUT (CHAOS Magazine)
Arcane Röportajı (17 Mayıs Ankara, Onaon Cafe)
|